Sürdürülebilirlik son yıllarda hem kamu politikalarının hem de iş dünyasının en çok konuşulan konularından biri haline geldi. Ancak küresel göstergeler aynı şeyi söylemiyor.
Bölüm 1 — Sorunun Tanımı
Sürdürülebilirlik hiç olmadığı kadar konuşuluyor. Ama küresel göstergeler aynı şeyi söylemiyor.
Sürdürülebilirlik son yıllarda hem kamu politikalarının hem de iş dünyasının en çok konuşulan konularından biri haline geldi. Ancak Birleşmiş Milletler’in yayımladığı 2025 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Raporu, bu yoğun gündemin küresel ölçekte beklenen ilerlemeye aynı ölçüde yansımadığını gösteriyor.
Bu tablo basit ama rahatsız edici bir soruyu gündeme getiriyor:
Sürdürülebilirlik bu kadar konuşulurken neden sonuçlar aynı hızda ilerlemiyor?
2015 yılında kabul edilen 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi, dünyaya sürdürülebilir kalkınma için ortak hedefler koymuştu. Ancak 2025 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Raporu, bu hedeflere ulaşma konusunda ilerlemenin beklenen hızda olmadığını ortaya koyuyor.
Rapora göre hedeflerin yalnızca sınırlı bir bölümünde yeterli ilerleme sağlanabilmiş durumda. Birçok alanda ilerleme yavaş, bazı göstergelerde ise gerileme görülüyor.
2015–2025 dönemine ilişkin küresel verilere bakıldığında:
- Hedeflerin yalnızca %18’inde hedefe ulaşma veya hedef doğrultusunda ilerleme görülüyor.
- %17’sinde orta düzeyde ilerleme var.
- %31’inde ilerleme sınırlı kalıyor.
- %17’sinde ilerleme durmuş durumda.
- %18’inde ise gerileme yaşanıyor.
Başka bir ifadeyle sürdürülebilirlik söylemi giderek yaygınlaşırken, küresel göstergelerde aynı ölçekte bir iyileşme görülmüyor.
Bu durum önemli bir çelişkiyi ortaya koyuyor.
Bir yanda sürdürülebilirlik yatırımları, stratejileri ve raporlamaları artıyor. Diğer yanda küresel ilerleme beklenen hızda gerçekleşmiyor.
Bu kadar görünürlük ve yatırım söylemi varken neden sistemik ilerleme beklenen düzeyde gerçekleşmiyor?
Bu soruya yanıt aramak için yalnızca hedeflere değil, hedeflere ulaşma biçimimize de bakmak gerekiyor.

