2025 yazı, Avrupa için bir dönüm noktası oldu. Kıtanın neredeyse tamamı ortalamanın üzerinde sıcaklıklar kaydederken, birçok Kuzey Avrupa ülkesi en sıcak ya da ikinci en sıcak yılını yaşadı. Avrupa, kayıtlara geçen ikinci en şiddetli sıcak hava dalgasını yaşarken, Norveç, İsveç ve Finlandiya'yı içeren Sub-Arktik Fenoskandya bölgesi ise tarihinin en uzun sıcak hava dalgasına tanıklık etti.
Peki Avrupa'yı bu denli kırılgan hale getiren şey ne? Kıtanın çevre politikalarındaki öncü konumu, bu tabloya nasıl katkıda bulunuyor olabilir?
Dünyanın en hızlı ısınan kıtası
Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) ve Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) birlikte yayımladığı Avrupa İklim Durumu (ESOTC) 2025 raporuna göre, 1980'lerden bu yana Avrupa, küresel ortalamanın iki katından fazla bir hızla ısınıyor ve bu haliyle dünyanın en hızlı ısınan kıtası konumunda.
Son otuz yılda kıtanın ısınma hızı, on yılda yaklaşık 0,56°C'ye ulaşırken, küresel ortalama artış on yılda yalnızca 0,27°C civarında kalıyor. Sanayi öncesi döneme kıyasla Avrupa'daki ısınma yaklaşık 2,5°C'ye ulaşmış durumda; dünyanın en hızlı ısınan bölgesi olan Arktik'te ise bu rakam 3,2°C'ye çıkıyor.
Avrupa'nın hızlı ısınmasının arkasında tek bir neden bulunmuyor. Atmosfer döngüsündeki kaymalar, yaz aylarında daha sık ve daha şiddetli sıcak hava dalgalarının oluşmasına zemin hazırlıyor. Buna ek olarak, 1980'lerden bu yana Avrupa'da uygulanan sıkı hava kalitesi düzenlemeleri, atmosferdeki aerosol miktarını belirgin biçimde azalttı.
Aynı zamanda, sıcaklıklar yükseldikçe kar örtüsü geriliyor; bu da yeryüzünün güneş ışığını yansıtma kapasitesini (albedo) düşürerek ısınmayı hızlandırıyor. Ayrıca Avrupa'nın bir kısmının Arktik bölgeye uzanması, kıtayı dünyanın en hızlı ısınan bölgesine yakınlaştırıyor.
Temiz hava paradoksu
Burada asıl dikkat çekici nokta, Avrupa'nın çevresel başarı hikayelerinden birinin, aynı zamanda ısınmayı hızlandıran etkenlerden biri olması.
Aerosoller, kabaca söylemek gerekirse, havada asılı kalan çok küçük parçacıklardır; fabrika bacalarından, araç egzozlarından, kömürle çalışan santrallerden ve benzeri kaynaklardan çıkan is, kükürt bileşikleri ve tozdan oluşurlar. Atmosferde bulut oluşumunu da etkileyen bu parçacıklar, güneş ışığının bir kısmını yüzeye ulaşmadan önce yansıtır ya da dağıtır; yani bir tür doğal güneş kalkanı gibi davranarak serinletici bir etki yaratırlar.
Avrupa, geçtiğimiz kırk yılda hava kalitesini iyileştirmek amacıyla emisyonları ciddi ölçüde azalttı; bu da atmosferdeki aerosol yoğunluğunu düşürdü ve bulut örtüsünü azalttı. Sonuç olarak, kirliliğin azalmasıyla birlikte güneş ışığının yüzeye ulaşması kolaylaştı ve bu da sera gazlarının neden olduğu ısınmayı büyük ölçüde maskeleyen etkiyi ortadan kaldırdı.
Başka bir deyişle, halk sağlığı için atılan doğru adımlar, aynı zamanda ısınma hızını artıran bir yan etki doğurdu.
Isınma her yerde aynı değil
Isınma kıta genelinde tekdüze ilerlemiyor. Doğu ve Güneydoğu Avrupa ile Alpler'i kapsayan bazı Orta Avrupa bölgeleri, son otuz yılda on yılda 0,5-1°C gibi daha yüksek bir hızla ısınırken, Batı ve Güneybatı Avrupa ile Fenoskandya genel olarak on yılda 0,2-0,5°C'lik daha ılımlı bir artış gösteriyor.
Kuzey Atlantik'teki soğuma bölgesi (soğuk kütle) sayesinde İzlanda'nın batısında 2011'den bu yana yerel bir soğuma bile gözlemleniyor. Öte yandan Avrupa Arktiki'nde yer alan Svalbard, on yılda 1,5-2°C'lik bir artışla dünyanın en hızlı ısınan yerlerinden biri haline geldi.
Arktik'ten gelen ikinci hikaye: deniz buzu ve kar örtüsü
ESOTC 2025 raporu, Avrupa'daki sıcak hava dalgalarının artışını büyük ölçüde bölgesel ve mevsimsel etkenlerle açıklarken, npj Climate and Atmospheric Science dergisinde yayımlanan bir araştırma, resmi tamamlayan başka bir mekanizmaya işaret ediyor: Arktik deniz buzu ve Avrasya kar örtüsündeki gerileme.
Araştırmaya göre, 1980-2015 arasında Avrupa'daki yaz sıcak hava dalgalarının şiddet ve süresinde belirgin bir artış görülüyor. Özellikle 2003'ten sonraki dönemde bu dalgalar hem daha sık hem de daha güçlü hale geliyor. Çalışma, bu artışın Arktik deniz buzu yoğunluğu (ASIC) ile Avrasya kar örtüsü oranındaki (EASC) azalmayla yakından bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. İlkbaharda Barents Denizi çevresinde gerileyen deniz buzu, yaza doğru tüm havzaya yayılırken, kar örtüsü de Güney ve Doğu Avrupa'dan Sibirya'ya kadar uzanan geniş bir alanda azalıyor.
Bu kayıplar, atmosferi hem dinamik hem de termodinamik açıdan etkiliyor. Kar örtüsünün kaybolması toprağın kurumasına ve yüzeyden atmosfere daha güçlü bir ısı akışına yol açıyor.
Bununla birlikte, kutuplarla orta enlemler arasındaki sıcaklık farkı normalde rüzgarları belirli bir düzende, batıdan doğuya doğru hızlıca esecek şekilde tutar. Arktik'te buz ve kar azaldıkça bu bölge daha çabuk ısınıyor ve kutup-orta enlem sıcaklık farkı küçülüyor. Fark küçülünce, bu rüzgar kuşağı da zayıflıyor ve yüksek basınç sistemleri Avrupa üzerinde günlerce, hatta haftalarca yerinden kıpırdamıyor.
İşte bu durağan yüksek basınç sistemlerine "blokaj" deniyor ve altında kalan bölgede sıcak hava uzun süre dağılmadan kalıyor.
Araştırmacılar, hem gözlemsel verilerde hem de iklim modeli deneylerinde bu ilişkiyi doğrulamış durumda. 13 CMIP5 iklim modelinin projeksiyonları ise Arktik deniz buzu ve Avrasya kar örtüsü azalmaya devam ettikçe, Avrupa'nın önümüzdeki yüzyılda daha fazla sıcak yaz yaşayabileceğini gösteriyor.
İç içe geçmiş iki hikaye
Avrupa'nın sıcak hava dalgalarıyla giderek daha sık karşılaşmasının ardında, birbirinden bağımsız görünen ama aslında iç içe geçmiş iki hikaye var.
Bir yanda, kıtanın çevre ve hava kalitesi politikalarındaki ilerlemesi, aerosollerin azalmasıyla birlikte sera gazlarının neden olduğu ısınmanın önündeki gölgeleyici etkinin ortadan kalkması; diğer yanda ise, çok daha uzak coğrafyalarda, Arktik'te eriyen deniz buzu ve Avrasya'da gerileyen kar örtüsünün, atmosfer döngüsünü değiştirerek Avrupa üzerinde daha kalıcı ve daha sık sıcak hava blokajları yaratması.
Temel soru
Avrupa'nın iklim başarı hikayesi ile giderek artan sıcak hava dalgaları arasındaki bu paradoks, iklim politikalarının yalnızca sera gazı emisyonlarına odaklanmasının yetmediğini, sistemin farklı parçalarının birbirini nasıl etkilediğinin de anlaşılması gerektiğini gösteriyor.
Kaynaklar
- C3S/ECMWF and WMO, 2026: C3S-WMO European State of the Climate 2025. climate.copernicus.eu/ESOTC/2025, doi.org/10.24381/zy93-sb27
- Zhang, R., Sun, C., Zhu, J. et al. Increased European heat waves in recent decades in response to shrinking Arctic sea ice and Eurasian snow cover. npj Clim Atmos Sci 3, 7 (2020). doi.org/10.1038/s41612-020-0110-8
- Why is Europe warming so quickly? | Copernicus (2020). climate.copernicus.eu

